Anasayfa / Osmanlıca / Yazı

Yazı

Yazı yazmamak ile yazıya başlamak arasında dağlar kadar fark var. Yazıdan uzaklaştıkça uçurum derinleşir, derinleşen çukura düşerken ortasında bir konum bulamazsınız. Yazdığınız zaman çevrenizde olup bitenlere maddi manevi çok etki edersiniz. Yazdığınız anki samimi duânız, şükrünüz, tefekkürünüz elbette sizi uçurumlardan alıkoyan mânevi bir hazinedir.

Yazı, içinde bulunduğumuz hizmetin şahs-ı mânevîsine olan sebatımızın ve ihlasımızın bir göstergesidir. Bediüzzaman Hazretleri, Risâle-i Nûr hizmetinin esaslarından birisinin Kur’ân hattını muhafaza etmek olduğunu ve kalemle Nurlara hizmet etmenin yüz şehid sevabını kazandıracağını, beş nevi ibâdet olduğunu defalarca ilan etmiştir. Bizler evimizden çıktığımız vakit ile eve geri döndüğümüz vakit arasındaki zaman esnasında dışarıdan üzerimize âdeta yağmur yağar şiddetinde günah ve küfür okları gelmektedir. Bu azgın şiddetten kendimizi muhafaza etmemiz hem dünyada hem de mahşer günü aleyhimize işleyecek olan bu durumu lehimize çevirmek için her gün ibadetlerimizi yazı ile taçlandırmamız gerekir. Taçlandırmamız gerekir, çünkü yazıda bir saati bir sene ibadet hükmüne geçen tefekkür-i ibadeti yerine getirmiş olacağız. Yazarken akan siyah mürekkebin her bir damlasından alnınıza yansıyacak olan nur, sizleri yeryüzündeki zahiri nurlardan daha üstün kılacak ve âdeta alınlarınız birer yıldız gibi parlayacaktır.

Yazı ile hatt-ı Kur’ân ile içli dışlı olmamıza rağmen yazıdan uzak kalırsak, işte o zaman derinleşen uçurum daha da derinleşir ve biz de feryad u figanlarla, her zaman lisanen ve kalben şükür borcunu yerine getirmesi gereken dilimizi kalbimizi boşa ve yokluğa yormuş olacağız.

“Her evliya, Allah’ın yolunda zikirle kemâle ermiştir. Risâle-i Nur yolunda ise insanlar okuyup yazmakla ve yazdırmakla kemâle ererler. Onun için bir kimse Risale-i Nur’un hakikatine ermek ve kemâle ermek isterse onu yazmalı ve yazdırmalı” diyen Hüsrev Üstadımız, yazıda tembellik eden ve böyle bir ibadetten kaçar yol arayan nefsimize; dur nereye kaçıyorsun, yazı yazmamakla okuduğun bu risâlelerdeki hakikatleri gerçek anlamıyla anlayacağını ve gerçek bir talebe olacağını mı sanıyorsun dercesine, bize şeker tadında bir ikazı oluyor.

Üstadlarımız, büyüklerimiz yazıyı yazarken uzun uzun yazarlar, dünyadan el etek çekerek yazarlar, içinde bulunduğumuz mânevi şirkete ihlasla duâ eder, sevaplarına bizleri de ortak ederler. Böyle bir şirkete katılmak çok ucuz olmasına karşın serveti sonsuz kazançlar, bereketler ve feyizlerle dolu. Güneş doğdu, ufukta gölge bırakacak kara bulutlar dağılıp yok oluyor, bizde artık uyanmaktan çekinmeyelim. Selâm ve duâ ile.

Gelen Aramalar:risale yazmanın önemi

Bu konuyla ilgili Yorum Yapın

Mailiniz yayınlanmayacak



Başa Dön