Anasayfa / Hadîs / Resulullah (asm)’a biat eden birinci hanımefendi: Esma Binti Yezid (r.anha)

Resulullah (asm)’a biat eden birinci hanımefendi: Esma Binti Yezid (r.anha)

Esma Bint-i Yezid İmajıMedine sokaklarında Resulullah (asm)’ın ayak seslerinin duyulmaya başladığı seneler. Mübarek nefesleri havaya karışıyor. Hicret gerçekleşmiş. Ve nerde bir şerefli ruh var o izleri takib ediyor, o nefesin ilan ettiği ilahi buyruğa teslim oluyor, biat ediyor.  Aralarında Esma Bint-i Yezid (r.anha)’da var. Ensardan bir hanımefendi… Hicretten sonra Resulullah (asm)’a biat eden birinci hanımefendi. (r.anha) biat ettiği o günü hatırlıyor. Resulullah (asm) ona demişti ki: ” Esma! bilezikleri at. Allah’ın sana ateşten bilezikler takmasından korkmuyor musun?” Esma hemen attı onları. Niyesini, niçinini aklına bile getirmedi. O işitmiş ve itaat etmişti. Eli açık ve son derece cömertti aynı zamanda.

Birgün Resulullah (asm)’ı davet etti evine. Evinde bulunan ekmeği ve üzümü yemek üzere. Resulullah (asm) arkadaşlarıyla beraber teşrif ettiler. Hazırladıklarını Efendimiz’in (asm) önüne getirip koydu.”Anam babam size fedâ olsun yâ Resulallah! Buyurunuz, yiyiniz” dedi. Rahmet Peygamberi Efendimiz (asm) derin bir muhabbetle ashabıyla beraber “Haydin Bismillah” deyip afiyetle yediler. Ekmek ve üzüm bereketlenmişti. Yedikçe artıyordu. Hz. Esmâ (r.anha) hayretler içerisinde kalmıştı. Bu olayı naklederken şunları söylüyordu: “Varlığım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, gözlerimle gördüm. Kırk kişilik cemaat ne üzümü, ne de ekmeği bitiremediler. Yanımdaki sudan da içtikten sonra ayrıldılar. Biz âile halkı olarak bu kırbadan artan suyu içer şifâ bulurduk. Rızkımıza bereket gelmişti.”

Hz. Esmâ (r.anha) zaman zaman Resûl-i Ekrem (asm) Efendimizin sohbetinde bulunurdu. Birgün huzuruna vardığında Ashâb-ı kirâma Deccal ile alakalı bilgiler veriyordu. Oturup dinlemeye koyuldu.Duydukları haberler hayretini ve dehşetini arttırmıştı. Gözyaşlarını tutamayıp için için ağlamaya başladı. İki Cihan Güneşi Efendimiz (asm) onun ağladığını farkedince: “Ey Esmâ! Niçin ağlıyorsun?” diye sordu. O da: ” Ey Allah’ın Resûlü! Karnımız aç iken ekmeğin pişmesini bile bekleyemeyecek kadar sabırsız kimseleriz. Deccal çıktığı zaman kıtlık olursa halimiz nasıl olacak? diye ıstırabını açıkladı. Bunun üzerine Efendimiz (asm) Esmâ’yı şöyle teselli etti: ” O Gün Allah’ı tesbih eder ve kelime-i tevhide devam ederseniz açlıktan emin olursunuz.” buyurdu. Sözüne devam ederek: ” Böyle feryat etmeye gerek yok. Ben hayatta olur isem, size siper olurum. Deccal çıktığında ben sağ olmazsam Allah Teâlâ müminleri korur.” buyurarak zikrullaha çokça devam edilmesi gerektiğini duyurdu. Hz. Esmâ (r.anha) ilim sahibi, zeki bir kadındı. Birgün -diğer hanım sahabelerle oturmuş bir mevzu hakkında konuşuyorlardı. Meseleyi Resulullah (asm)’a sormak istediler. Peki, bu haberi kim götürecekti? Onları en iyi ifade edebilecek olanın Esma olduğunu düşünüyorlardı. Esma, Efendimiz’in huzuruna gitti ve başladı sözlerine; ” Anam babam sana fedâ olsun yâ Resûllallah! Ben sana hanımların elçisi olarak geldim. Allah seni bütün erkek ve kadınlara peygamber göndermiştir. Biz sana ve senin Rabbine iman ettik. Biz kadınlar evlerimizde oturmakta beylerimizin isteklerini yerine getirmekte ve çocuklarımızı büyütmekteyiz. Siz erkekler ise Cuma namazı kılmak, camiye ve cemaata çıkmak, hastaları ziyaret etmek, cenazelerde bulunmak, birden fazla hacca gitmek gibi hususlarda bize üstün kılındınız. Daha önemlisi de Allah yolunda cihat etmek gibi bir fazilete nâil kılındınız.  Bir erkek hac veya umre için yahut düşmanla savaşmak üzere yola çıktığı vakit, biz mallarını korur, iplik eğirip elbiselerini temizler ve dikeriz. Çocuklarını büyütürüz. Bu hizmetlerimizle biz de erkeklerin kazandığı hayır ve sevaba ortak olamaz mıyız? diye sordu. İki Cihan Güneşi Efendimiz (asm), Hz. Esmâ, (r.anha)’nın bu sözlerini dikkatle dinledi. Fikirlerini ve ifade konusundaki zekâsını ve açık sözlülüğünü takdir etti ve yanındaki sahâbilere: ” Siz bir kadından dini konuda sorduğu bir soruda bundan daha güzel, daha veciz bir söz işittiniz mi?” buyurdu. Sonra onun şahsında bütün mümin hanımlara şu müjdeyi verdi: “ Ey hanım, dinle ve seni buraya temsilci gönderen hanımlara da iyice anlat! Bir kadın kocasıyla güzel geçinip onun hoşnutluğunu, rızasını kazanırsa, bu saydığın üstün amellerin  hepsine denk bir iş yapmış olur. Yani aynı sevabı elde eder.” buyurdu. Esmâ’nın gözleri sevinçle ışıldıyor. Hem Resulullah (asm)’ın övgüsüne mazhar olmak, hem de böyle bir müjde almak. Artık onun lakabı Hatibetü’n Nisâ yani Hanımlarım hatibi… Esma (r.anha) bu haberi getirdiğinde hanımlar bayram ettilerr. Artık ev işlerini bir yük olarak değil, kendilerine sevap kazandıran bir ibadet olarak gördüler.

Hz. Esma (r.anha)’nın bize bıraktığı seksen bir hadis, hayatından alınacak dersler var.Kendisinin rivayet ettiği bir hadisle son veriyoruz. Allah ondan razı olsun. Resulullah (sav) buyurdular; “ Size insanların en hayırlısını haber vereyim mi?” Ashâb-ı Kiram “Evet! Ya Rasûlallah:” dediler. Efendimiz (asm): “Allah’ı devamlı zikredenleriniz.” buyurdu. Sonra sözüne devamla: ” Sizin en kötülerinizi haber vereyim mi?” diye sordu. Peşinden de: “İşte onlar, Allah rızası için birbirlerini seven dostların arasını açanlar, laf götürüp getirerek koğuculuk yapanlardır.” buyurdu. (Müsned, 6/459)

Bu konuyla ilgili Yorum Yapın

Mailiniz yayınlanmayacak



Başa Dön
bedeli ödüceksin yavsak