Anasayfa / Tarîh / Fatih’in Gayrı Müslimlere Hoşgörüsü

Fatih’in Gayrı Müslimlere Hoşgörüsü

Fatih Sultan Mehmed HanOsmanlı kendi topraklarında  yaşayan gayrı müslimlere ve dahi farklı inançlara sahip insanlara, kendi inançlarının ve hatta hukuklarının gerektirdiği şekilde yaşama imkânı tanımıştır. Dolayısıyla Osmanlı idaresi altındaki her millet başlarındaki patrik, hahambaşı ve metropolitleri ile kendi dini ve sosyal işlerinde hür ve muhtar bir şekilde yaşamıştır. Bu milletler, kendilerine tanınan bütün hak ve hürriyetlere, ayrıca savaş durumunda düşmanlara karşı korunmalarına karşılık Osmanlı’ya sadece ‘cizye‘ vermiş, böylece hem insanlık onurları, hem can ve malları emniyete alınmış olarak asırlarca huzur içinde yaşamışlardır.

Fatih Sultan Mehmed Han’ın Galata Zimmilerine verdiği ahidnâme, beş yüz elli küsür yıl önce farklı din ve millet mensuplarına tanınan Osmanlı hak ve hürriyetlerini açıkça şöyle gözler önüne sermektedir:

Ahidnamenin asli metni şöyledir;

Galata zimmilerin ahidnâmesidir.

(Ebü’l-Feth Sultân Muhammed Hân İstanbul’u feth eyledikde vermiştir. Rumca yazılub üzerine tuğra çekilmiştir.)

Ben Ulu Padişâh ve Ulu Şehinşâh Sultân Muhammed Han bin Sultân Murâd’ım. Yemin ederim ki, yeri göğü yaradan Perverdigâr hakkı içün ve Hazret-i Resulün (Aleyhis-Salâtü ve’s-Selâm) pâk, münevver mutahhar ruhu içün ve ye’d-i Mushaf hakkı içün ve yüz yirmi dört bin peygamberler hakkı içün, dedem ruhiçün ve babam ruhiçün, benim başım içün ve oğlanlarım başiçün, kılıç hakkiçün, şimdiki hâlde Galata’nın halkı ve merdüm-zâdeleri atebe-i ulyâma dostluk içün Babaları Pravizin ve Markizoh Frenku ve tercümanları Nikoroz Baluğu ile kal’a-i mezkûrenin miftâhın gönderüb bana kul olmağa itaat ve inkıyâd göstermişler.

Ben dahi;

1. Kabul eyledim ki, kendülerin âyinleri ve erkanları ne veçhile cari ola-gelirse, yine ol üslûb üzere âdetlerin ve erkânların yerine getüreler. Ben dahi üzerlerine varub kal’alarını yıkub harâb etmeyem.
2. Buyurdum ki, kendülerinin malları ve rızıkları ve mülkleri ve mahzenleri ve bağları ve değirmenleri ve gemileri ve sandalları ve bil-cumle meta’ları ve avretleri ve oğlancıkları ve kulları ve cariyeleri kendülerinin ellerinde mukarrer ola, müte’arız olmayam ve üşendirmeyem.
3. Anlar dahi rençberlik edeler. Gayrı memleketlerim gibi deryadan ve kurudan sefer edeler, kimesne mâni ve muzahım olmaya, mu’af ve musellem olalar.
4. Ben dahi üzerlerine haraç vaz’ edem, sal be-sal eda edeler gayrılar gibi. Ve ben dahi bunların üzerlerinde nazar-ı şerifim diriğ buyurmayub koruyam gayrı memleketlerim gibi.
5. Ve kiliseleri ellerinde ola, okuyalar ayinlerince. Amma çan ve nakus salmayalar. Ve kiliselerin alub mescid etmeyem. Bunlar dahi yeni kilise yapmayalar.
6. Ve Ceneviz bâzirgânları deryadan ve kurudan rençberlik edib geleler ve gideler. Gümrüklerin âdet üzere vereler. Anlara kimesne te’addi etmeye.
7. Ve buyurdum ki, yeniçeriliğe oğlan almayam ve bir kafiri rızası olmadan Müslüman etmeyeler ve kendüleri aralarında kimi ihtiyar ederlerse maslahatları içün kethuda nasbedeler.
8. Ve buyurdum ki, evlerine doğanci ve kul konmaya ve kal’a-i mezkûre halkı ve bâzirgânları angaryadan mu’af ve musellem olalar.
Böyle bileler…

Alâmet-i şerife i’timad kılalar… Tahrîren: Fi Evâhir-i Cemâziyel-ûla Seneseb’in ve hamsin ve semânemi’ete (857 H./1453 M.)

İşte Osmanlı Arşivinden Çıkardığımız Fatih Sultan Mehmed Han’ın Osmanlıca Yazdığı Ahidnâme…

Osmanlıca Ahidnâme

Bu konuyla ilgili Yorum Yapın

Mailiniz yayınlanmayacak



Başa Dön