Anasayfa / Güncel / Bir Tapınak Projesi: “Dinler Arası Diyalog”

Bir Tapınak Projesi: “Dinler Arası Diyalog”

Dinler Arası Diyalog ProjesiDiyalogculara Reddiye;

İmanın altı, İslâmın beş şartını kabul eden kimselere mü’min denir. İman esaslarının yahut İslâm’ın şartlarının tamamını, bir kısmını yahut ikisinden birinin şartlarından bir tanesini inkar edene “kafir” denir.  Aşağıda belirtilen itikad ve fikirlere sahip kimseler mü’min kimseler değildir.

1. Kur’ân-ı Kerim’in Allah kelamıdır. İçinde ne bir eksik ne bir fazla hiçbir beşeri müdahale yoktur. (Eksiltilen ayette yoktur sonradan çıkartılan ayette yoktur)

2. Hazret-i Muhammed asm, Allah’ın elçisidir. Hak peygamberdir hem son peygamberdir. Ondan sonra peygamber gelmemiştir/gelmeyecektir.

3. İslâm dini, son din olmakla birlikte Allah katında geçerli tek dindir. İslâm dini dışında geçerli bir din olmadığı gibi İslâm’ı kabul ettiği halde yanında başka bir din daha kabul edilmez. Aynı anda iki dine birden mensup olunmaz.

4. Peygamberlerden herhangi birini inkar eden, tüm imani esasları doğru şekilde kabul etse dahi mü’min kalamaz.

(a) Tüm peygamberlerin müşterek beş sıfatı vardır.

İsmet: Günahsızdırlar.

Tebliğ: Allah kendilerine ne vahyetti ise eksiksiz ve hatasız  aynen iletmiştir.

Emanet: Güvenilirdirler.

Fetânet: Yüksek idrak, bilinç ve zekaya sahiptirler.

Sıdk: Doğrudurlar, hiç bir konuda yalan söylemezler.

Herhangi bir peygamberde bu sıfatlardan birini inkar eden mü’min kalamaz.

5. Allah’ın göndermiş olduğu hükümlerden bir kısmını yahut tamamını kabul ettiği halde bir tanesini yahut bir kaç tanesini inkar eden mü’min kalamaz.

6. Hazret-i Muhammed asm, mü’minler için bir rehber bir model ve bir örnektir. Mü’minler ona itaat etmeye ve örnek almaya mecburdur. Peygamberin görevi yalnızca tebliğdir, ne mucize gösterebilir ne de büyütülmemelidir diyenler büyük bir hüsran içindedir.

Museviler ve Hıristiyanlar, İslâm dinini hak din olarak kabul etmezler. Onlara göre Müslümanlar kafirdir.

15 yıl evvel siyonist mihrak odaklarının projelerinden biri olarak hayata geçirilmek üzere hazırlanan projesinin amacı İslâm’ı içerinden vurmaktı ve bunu yapmak için en uygun kişiler “Salih Müslüman” olarak toplumda kabul edilen bir takım kimseler ve cemaatlerdi.

Bu tür kişiler/cemaatlerden şu tür sözler çıkmaktadır:

Musevilik ve Hıristiyanlık haktır.

Museviler ve Hıristiyanlar’da Cennet’e girebilir, ebedi saadete kavuşabilir.

İslam tek hak din değildir.

Bu üç madde’de Kur’ân’a aykıdırdır. Hıristiyanlık ile İslâm arasında çok büyük farklar vardır. Bir Hıristiyan, İsa asm’in tanrı olduğunu inkar eder ise kafir olur.

Bir Müslüman ise tam aksine İsa asm’in tanrı olduğunu kabul eder ise kafir olur.

Hıristyanlıkta teslis inancı taban tabana İslâmiyet ile zıttır.

Hıristiyanlar Müslümanlara üzerine basa basa: Allah bir değil üçtür, İsa tanrıdır, Muhammed yalancıdır Kur’ân uydurmadır, Siz yanlış yoldasınız sapıksınız  dedikleri halde bir  takım kiralanmış sözde hocalar çıkıp onları cennete doldurma gayreti içindedirler. Halbuki Allah Teâlâ Nisa Suresi 48. Ayet’i Kerimesi’nde “Şüphesiz ki Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz, bundan başka günahları dilediği kimse için bağışlar. Allah’a ortak koşan kimse büyük bir günah ile iftira etmiş olur.” buyurmaktadır.

Diyalogculuk iddia eden bu cemaat önderleri ve kasıtlı yahut kasıtsız bu fitneye yem olan Müslümanlar ahirette büyük bir hüsrana uğramazdan evvel akıllarını başlarına alsınlar ve Allah’ın dinine sımsıkı sarılsınlar.

Peygamber Efendimiz’e -hâşâ- terörist, İslâm’a ise deccal diyen evangelistler ve siyonistler, Türkiye’yi hıristiyan ülkesi haline getirmek ve İslâm’ın kökünü kazımak istiyorlar.

Tapınağın’da aynı minvalde planları İslâm dünyasını dizginlemektir ve sömürge altına almaktır. Bunun için en uygun plan’da  Müslümanların başına satılmış kukla bir halife getirmek  ve bu halife aracılığı ile İslâm dünyasını ve müslümanları dilediği gibi sömürmektir.  (Halifelik İslâm’da vardır ve haktır seçilmelidir. Resûlullah asm bir hadisinde  “Halifesiz ölen bir mü’min’in ölümü, cahiliye ölümü gibidir” buyurarak halifeliğin ne kadar önemli olduğunu bizlere bildirmiştir. Ancak bu İslam halifesi, siyonistlerin seçeceği bir kukla değil, Müslümanların seçeceği ve gerçek bir halife olacaktır.

“Ey İman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları veliler edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinir ise, o da onlardandır. Şüphesiz, Allah zalim olan toplumu doğru yola iletmez.” Mâide 51

Ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar, sen onların dinine uymadıkça senden asla razı olmayacaklardır. De ki: Allah’ın hidayet (yolu olan İslâm) doğru yolun ta kendisidir. Yemin olsun ki, (vahiy yoluyla) sana ilim geldikten sonra eğer onların hevalarına uyacak olursan, senin için Allah’tan yana ne bir dost ve ne de bir yardımcı yoktur.” Bakara 120

“Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kafirleri dostlar edinmeyin…” Nisa 144

Son olarak; İbrahimi dinler yoktur İbrahim dini olan İslâm vardır. Bir takım diyalogcular Üstad Bediüzzaman Hazretleri gibi ehl-i sünnet dairesinden kıl kadar ayrılmamış bir zatı kendilerine perde yaparak haklı çıkma gayreti peşindeler. İşin içinde olan kimseler bilirler ki, gerçek nurcular yani gerçekten Bediüzzaman Hazretlerini takip eden kimselerle, Bediüzzaman Hazretlerini kendilerine perde yapmak isteyen kimseler arasında  aşılamaz bir duvar vardır. Şunu söyleyelim ki; secde edenleri tekfir etmemek adetimiz olduğundan, bu hurafeye taraftar olan müslümanları’da tekfir etmiyoruz ancak şu muhakkaktır ki bu kafada ölen kimseler’in imanlarını kurtarması ve sonuz cehenneme girmeyecek olması ancak bir mucize olur.

Bu konuyla ilgili Yorum Yapın

Mailiniz yayınlanmayacak



Başa Dön